Yukarı Çık
yeniiii
Kelkit’te Verem hastalığı anlatıldı
11 Ocak 2018 Perşembe 16:24:00
616 kez okundu.

 Kelkit Toplum Sağlığı Merkezi tarafından 11.01.2018 tarihinde Kelkit ilçe Halk Eğitim Merkezi'nde  Dr. Salih Birkan Arı tarafından katılımcılara verem hastalığı, tanısı, tedavisi ve korunma yolları hakkında sunum yapılarak ilçede  broşür dağıtımı yapıldı.

Verem hastalığının solunum yoluyla bulaştığına dikkati çeken  Toplum Sağlığı Merkezi  Dr. Salih Birkan Arı “Verem hastalığı öksürme, hapşırma veya konuşma esnasında ortama yayılan verem mikrobu içeren damlacıkların solunum yoluyla alınmasıyla bulaştığını belirterek verem hastalığı ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa karşı toplumun bütün kesimlerinin dikkatinin çekilmesi amacıyla Ülkemizde her yıl Ocak ayının ilk Pazar günü ile başlayan hafta ‘Verem Eğitim ve Propaganda Haftası’ olarak kutlandığını belirtti.

 VEREM NEDİR?

 Verem, mycobacterium tuberculosis denilen bakterinin neden olduğu, genellikle akciğerleri tutan ancak diğer organları da tutabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya nüfusunun yaklaşık olarak üçte biri verem mikrobu ile  enfektedir.  Ancak vücudunda verem mikrobu olan herkes verem hastası olmamaktadır. Dünyada her yıl yaklaşık 10 miyon yeni verem hastası ortaya çıkmakta ve 1,5 milyon insan veremden ölmektedir. Bu yüzden verem hala önemli bir halk sağlığı sorunudur.

 NASIL BULAŞIR 

Verem hastalığı tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen hastaların aksırma, öksürme ve konuşmaları sırasında etrafa yayılan mikropların solunum yoluyla alınmasıyla bulaşır. Tedavi olmayan bir verem hastası her yıl 10-15 kişiyi enfekte eder. Solunum yoluyla alınan verem mikrobu verem enfeksiyonuna yol açar. Bu, bir hastalık durumu değildir. Vücutta verem basilinin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur.

Enfekte olan kişilerin

  - %5’i ilk 1-2 yıl içinde aktif verem hastası olur,

 - %5’inde 2. yıldan sonra herhangi bir zamanda, vücut direncinin düştüğü durumlarda, vücutta beklemekte olan verem mikrobu çoğalarak verem hastalığına yol açar.

 - %90’ında ise verem hastalığı gelişmez; verem mikrobu vücutta sessiz olarak kalır.

VEREM HASTALARININ ŞİKAYETLERİ NELERDİR?

Verem hastalığı sıklıkla akciğerleri tuttuğu için öksürük, balgam çıkarma, balgamda kan olması gibi şikayetlere neden olur. Hastalık aynı zamanda gece terlemesi ve iştahsızlık ile birlikte belirgin kilo kaybına neden olabilmektedir.

 Mikrop sadece akciğerleri değil, lenf nodu, deri, kemik,böbrek,beyin gibi birçok organı etkileyebilmektedir.

 Üç haftadan uzun süren öksürük, balgamda kan görme şikayetleri olan kişilerin bir göğüs hastalıkları uzmanına veya bir enfesiyon hastalıkları uzmanına danışmaları gerekmektedir.

VEREM TANISI NASIL KONUR?

  Akciğer grafisinde verem düşündüren bulgular varlığında doktor gerekli gördüğü takdirde balgamda mikrop aranması ile veya mikropların kültürde üretilmesi ile verem tanısı konulabilmektedir. 2-3 haftadan uzun süren öksürüğü olan herkes en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

 DOĞRUDAN GÖZETİMLİ TEDAVİ

  Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) tüberkülozlu hastaların her doz ilacının her gün bir sağlık çalışanı veya eğitilmiş bir gönüllü tarafından hastaya verilmesi ve bu durumun kaydedilmesidir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından da önerilen DGT, ülkemizde 2006 yılından beri uygulanmaktadır. İlçemizde doğrudan gözetimli tedavi aile hekimlerimiz tarafından yürütülmektedir.

   KORUNMA

Bir toplumun veremden korunmasının en etkili yolu verem hastalarının erken teşhisi ve başarılı tedavisidir. Mikrop çıkaran hasta ile aynı evdekiler, özellikle   çocuklar için koruyucu tedavi verilir.

Koruyucu tedavi süresi genellikle 6 aydır.

Tüberküloz hastalarının bulunduğu ortamları havalandırmak, bu ortamlara temiz hava sağlamak, havadaki bulaştırıcı damlacıkları seyreltir, bulaşma olasılığını azaltır.

Odanın güneş görmesi, ortamdaki basilleri öldürür.

Hastanın en azından balgamda mikrop çıkarmayana kadar ayrı bir odada kalması uygundur.

Aksırırken, öksürürken mutlaka ağızlarını mendille veya kol ile kapatmalıdır.

Öksürük ve aksırık sonrasında eller yıkanmalıdır.

Bulaştırıcı dönemdeki verem hastaları kapalı ortamlarda, başka insanlarla birlikteyken maske kullanmalıdır.

Verem hastaları ilaçlarını düzenli ve eksiksiz olarak kullanmalıdır.

Verem aşısı (BCG) çocukları  verem hastalığından korur. Ülkemizde doğumdan sonra 2. ayını dolduran bebeklere yapılmaktadır.

 Verem mikrobu güneş görmeyen ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir. Güneşten gelen ultraviyole ışınları verem mikrobunu kısa sürede öldürür. Bu yüzden yaşama alanlarının güneş görmesi ve düzenli olarak havalandırılması verem hastalığından korunma açısından önemlidir.

Verem hastalığı günümüzde tamamen tedavi edilebilir bir pozisyondadır. Verem ilaçları sağlık bakanlığı tarafından ücretsiz olarak verilmektedir. Verem tedavisinde ilaçlar en az 6-9 ay süreyle bir gün dahi aksatmadan düzenli olarak kullanılmalıdır. Ilaçlar aksatıldığı taktirde mikrop ilaca direnç geliştirebilmekte, tedavisi ve ölüm oranları daha yüksek olan dirençli verem dediğimiz tabloya yol açabilmektedir. Mikrop solunum yoluyla bulaştığı için aksırırken ve öksürürken mutlaka mendil kullanılmalı,kullanılamıyorsa bu amaçla kol veya eller kullanılıp daha sonra eller yıkanmalıdır.

Geçtiğimiz yıl Kelkit Toplum Sağlığı Merkezi tarafından 70.Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası nedeniyle düzenlenen Resim yarışmasında dereceye giren ilk üç öğrenci bisiklet ile ödüllendirilmişti.

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

sanalbasin.com üyesidir